Aç Sinir Hücresi Kendi Kendini Yer

Açlığı algılayan agouti nöronlarının (AgRP), açlıkta otofaji adı verilen bir sürece girdiğini ve bu süreçte  yaşamak için kendi organellerini yediğini göreceksiniz. Açlıkta zayıflanır ancak bir süre sonra yiyeceğe saldırır ve daha çok kilo alırsınız.

Besin bulamayan beyin hücreleri açlık adını verdiğimiz, bir içgüdüyü harekete geçirir. Önlenmesi nerdeyse olanaksız bu içgüdü, bireyi besin bulmaya ve bulduğu besine saldırarak onları yiyebildiği kadar çok yemeye sevk eder. Bu içgüdü diyetle zayıflamaya çalışan insanların ortak problemidir.

Şimdi aşağıda açıklayacağımız bu biyolojik mekanizmalar olmasa idi, herkes birer diyet uzmanı olabilirdi. Sabah bir elma ve bir bardak şekersiz çay, öğlen bir soda, bir dilim soğuk et, akşam bir kase yağ eklenmemiş haşlanmış lahana çorbası. Bunun gibi çok düşük enerjili bir diyetle, şişman birine bir ayda 7-8 kg verdirebileceğinizi düşünebilirsiniz. İlk bir hafta kilo da verir. Ancak ay sonuna doğru yemeğe karşı inanılmaz bir istek ve saldırı başlar, ay sonuna doğru eski kilosunun üstüne yeni kilolar ekler.

İnsan biyolojisi bize neler söylüyor?

1- Bireyin aç kaldığını saptayan nöronlar (sinir hücreleri) beynin hipotalamus adı verilen bir bölgesindedir. Bu nöronların görevi bizi hayatta tutmaktır. Böyle bir sistem olmasa idi, besin eksikliğine duyarsız kalır ve bugün param yok yemek masrafı yapmayayım, yarın bu paraya kitap alırım, öbür gün vaktim yok der ve dördüncü günde de hayata gözlerimizi yumardık.
2- Açlığı algılayan bu nöronlar, derhal besin bulma ve yeme davranışı ile ilgili nöronlara tehlike işaretlerini vermeye başlar.
3- Birey besin bulur, yiyebildiği kadar yer, haz nöronları uyarılır, ta ki doymaya ilişkin nöronlar bireyin fazlası ile yediğini algılayıncaya kadar.
4- Birey artık doymuştur ve nöronlar yeni bir açlık hamlesini bekliyordur.

New York Bronx’da Albert Einstein Tıp Fakültesinden Moleküler biyolog, Susmita Kaushik ve çalışma arkadaşları uzun yıllardan bu yana bilinen ve açlığı algılayan agouti ile ilintili peptit nöronlarının (AgRP), açlıkta otofaji adı verilen bir sürece girdiğini ve bu süreçte yaşamak için kendi organellerini yediğini göstermiştir. Kendini yemeye başlayan sinir hücreleri organellerinde ve sitoplazmasında biriktirdiği yağ damlacıklarını dışarıya vermektedir. Bu yağlar serbest yağ asidi adı verilen daha küçük parçalara bölünmekte ve gidip açlığı hissetiren agouti-peptit ile ilgili ne kadar nöron varsa hepsini daha fazla uyarmakta ve bireyin yemeğe saldırmasına yol açmaktadır.
Susmita Kaushik ve çalışma arkadaşları bu nöronların farelerde kendi kendini yemesini engellediklerinde bu farelerin şişmanlamadıklarını, açlıkta yemeğe saldırının olmadığını ve stress hormonlarının yükselerek açlığı bastırdığını göstermişlerdir.

Benim kişisel düşüncem, diyet beslenme biliminin bir parçasıdır ve bunun için de klinik deneyim ve daha fazla insan biyolojisi, daha fazla insan biyolojisi bilgilerine ihtiyacımız vardır.