Demir Kullanmadan Önce Tahlil Yaptırmalısınız

Demirin fazlası da zararlıdır ve hatta demir zehirlenmesine yol açabilir

Vücudunuzda demir miktarının artması, kalp, karaciğer, pankreas ve eklemlerde ağır tahribatlara yol açabilir. Demir eksikliği olmayan bireylerin gelişigüzel demir haplarını kullanması demir zehirlenmesine yol açmaktadır.

Demir miktarı neden artar?

Demir artışının en büyük sebebeplerinden biri hemokromatoz denilen doğumsal bir hastalıktır. Bu hastalıkta bağırsaklardan demir emilimi artmış ve yıllar içerisinde organlarda demir aşırı miktarlarda birikmiştir. Hastalığa anne ve babadan geçen arızalı herediter hemokromatoz (HH) geni olan HFE geninin neden olduğu bilinmektedir. HFE geni demir absorbsiyonunu sağlayan bir transport proteinini kodlar.

İnsan vücüdunda demirin aşırı miktarlarda birikmesi her zaman hemokromatoz gibi doğumsal genetik kusurlara bağlı değildir. Aşırı demir yükselmesi (hemosiderosis); bazen sürekli alınan kan transfüzyonu, bazen ailesel Akdeniz anemisi (talesemi) bazen de alkol nedeni ile gelişen kronik karaciğer hastalıklarına bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Demir haplarının aşırı kullanımı da bildiğiniz gibi demir zehirlenmesine yol açar.  Az görülse de gebeliği sırasında içerisinde demir bulunan vitamin haplarını kullanan annelerin bebeklerinde de demire bağlı zehirlenmeler ortaya çıkabilmektedir. Çocukların bir defada aşırı miktarlarda demir hapı almaları onların zehirlenmesi ve ölmelerine sebep olmaktadır.

Demir miktarı arttığında neler hisedersiniz?

Hemokromatoz nedeni ile kan demir düzeyleri yüksek olan hastalar bazen yaşamları boyunca hastalığının farkına varmaz. Bazen de hastalık, eklem ağrıları, karın ağrıları, sürekli yorgunluk ve halsizlikle kendini gösterir.

Alkol alanlarda hastalığa bağlı şikayetler artarken, kadınlarda adet kanaması ile kan kaybına bağlı olarak hastalığın şiddetinde bir azalma olur.

Demir miktarının arttığı hangi laboratuar testleri ile anlaşılır?

Kanda demir, total demir bağlama kapasitesi (TIBC), doymamış demir bağlama kapasitesi (UIBC) ve ferritin testleri aynı anda yapılır. Aşağıdaki tabloda bu dört testin yapılması ile sadece hemokromatoz değil demire bağlı diğer hastalıkların da nasıl tespit edildiğini görecekseniz.

Unutulmamalıdır ki aile bireylerinizde hemokromatoz ya da açıklanamayan demir yüksekliği varsa hekiminiz büyük bir olasılıkla sizden aşağıdaki tabloda göreceğiniz klasik biyokimya testlerinin yanı sıra genetik testler de isteyecektir.

Bu testlerin normal değerleri nedir ? 

Hastalıklar Demir TIBC UIBC Ferritin
Demire bağlı kansızlık Düşük Yüksek Yüksek Düşük
Kronik Hastalıklar Düşük Düşük Düşük -normal Normal- Yüksek
Hemokromatoz Yüksek Düşük Düşük Yüksek
Demir Zehirlenmesi Yüksek Normal Düşük Normal
Testler Beklenilen Normal Değerleri
Demir Çocuklarda(1-11 yaş): 50-120 µg/dL
Erişkin erkeklerde : 50-170 µg/dL
Erişkin kadınlarda : 30-160 µg/dL
Total Demir Bağlama Kapasitesi (TIBC) Çocuklarda : 250-400 µg/dL
Erişkinlerde: 240-450 µg/dL
Doymamış Demir Bağlama Kapasitesi (UIBC) Çocuklarda : 120-300 µg/dL
Erişkinlerde: 110-325 µg/dL
Ferritin Çocuklarda(1-11 yaş): 07-140 ng/ml
Erişkin erkeklerde : 18-270 ng/ml
Erişkin kadınlarda : 18-160 ng/ml

Bu testler kan serumunuzda çalışılacaktır.

Kanımızı kuru bir tüpe koyup beklettiğimizde 20 dakika sonra kanımızın kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin pıhtılaşarak sarı bir sıvıdan ayrılarak çökeldiğini görürüz. İşte ayrılan bu sarı renkli sıvı kanınızın serum kısmıdır.

Bu testleri daha yakından tanıyabilir miyiz?

Demir

Laboratuarda tayin edilen demir miktarı, kanımızın serum kısmında hemoglobine ve heme-molekülüne ait olmayan, çözülmüş olarak bulunan herhangi bir proteine bağlı olmayan serbest (Fe3+) demir iyonlarını yansıtır.

Doymamış demir bağlama kapasitesi (UIBC)

Kan dolaşımımızdaki demirin %95’i transferin adlı bir proteinle taşınır. Transferin, barsaklarda emilen demiri alıp kan yolu ile vücudun diğer tüm hücrelerine taşır.

Sağlıklı bireyelerde transferin çok daha fazla demir taşıyabilecekken kapasitesinin ancak üçte birini demirle doyurur. Üçte iki kapasitesi halen boştur, yani demirle doymamıştır.

Demirle doymamış bu yedek demir bağlama kapasitesine UBIC (doymamış demir bağlama kapasitesi) denilir.

Vücudunuzun demire olan ihtiyacı ölçüsünde transferin demiri bağlama kapasitesini kullanmaya, onu gittikçe daha fazla doyurmaya başlar.

Demir eksikliğinde UBIC artarken, demir fazlası olan hemakromatoz, fazla demir alınması ya da demir zehirlenmelerinde UBIC azalır.

Toplam demir bağlama kapasitesi (TIBC)

Transferinin demiri doyurma kapasitesi serumunuza test tüpü içerisinde dışarıdan demir eklenerek ölçülür. Dışarıdan eklenen FeCl3 ne kadar çok bağlanırsa o kadar çok demir bağlama kapasitesi artmıştır demektir. Bu ölçüm transferinin toplam demir bağlama kapasitesini yansıtır.

TIBC artmışsa vücudun demir depoları boşalıyor, demir eksikliği başlamış demektir.

TIBC demir eksikliklerinde artarken kronik hastalıklarda ve daha fazla demire ihtiyaç olmayan hemokromatozda azalır. Fazla demir hapları alınması ya da demir zehirlenmelerinde TIBC normal düzeylerde bulunur.

Demir artmış, TIBC azalmışsa hemokromatozdan şüphe etmek gereklidir.

Demir artmış, TIBC değişmemişse demir hapları, vitamin karışımları almayı bırakmalısınız artık vücudınuzda demir tüklenmesi başlıyor demektir.

Demir azalmış, TIBC artmış, dikkat demire ihtiyacınız varç

Demir azalmış, TIBC azalmış enfeksiyon, romatizma gibi kronik iltihap hastalıklarına bir cevap olarak kansızlığınız olacak demektir.

Transferin satürasyonu

Serum demirinin toplam demir bağlama kapasitesine (TIBC) oranı alınıp 100 ile çarpıldığında % transferin satürasyonu bulunmuş olur. Hemokromatoz hastalarının %98’inin transferin satürasyonu %45’in üzerindedir. Sonuç olarak transferin satürasyonu %45’den fazla olan kişileri hemokromatoz olarak düşünebilirsiniz.

Ferritin                                                               

Bu protein demir eksikliklerini demir tayininden daha iyi yansıtan bir parametredir. Bildiğiniz gibi demirin biyolojik değişkenliği ferritine oranla üç misli daha büyüktür.                                                                                          Ferritin normalde hücre içerisinde bulunan ve demiri bir sünger gibi emerek depolayan bir proteindir. Hücrelerin yıkımı dolayısı ile kanda da çok az bulunan bu protein, hastanın vücudunda herhangi bir iltahap yoksa demir depolarının durumunu son derece doğru bir şekilde yansıtır.

Demiriniz düşük, ferritin düzeyiniz de düşükse demir eksikliğiniz başlamış demektir bunun arkasından kansızlık gelecektir.

Demiriniz düşük, ferritin düzeyiniz normal ya da artmış ise vücudunuzun herhangi bir yerinde iltahabınız var demektir. Dikkat!

Demiriniz düşük, ferritin düzeyiniz de düşükse demir eksikliğiniz başlamış demektir bunun arkasından kansızlık gelecektir.

Demiriniz yüksek, ferritin düzeyiniz de yüksekse hekiminiz vakit geçirmeden hemokromatoz yönünden sizi inceleyecek ve organalrınızda oluşabilecek muhtemel bir demir birikmesi için tedbir alacaktır.

Demiriniz yüksek, ferritin düzeyiniz normal ise merak etmeyin, hekiminiz kullandığınız her türlü demir, vitamin ve gıda destek haplarınızı hemen bu gün bırakmanızı söyleyecektir.

Hemokromatoz çok sık görülen bir hastalık mıdır  ?

Hemokromatoz en sık görülen genetik hastalıktır. Bu hastalıkta demir emilimi artmakta ve fazla demir organlarda birikerek organ yetmezliklerine neden olmaktadır.

Vatanımız gibi beyaz ırkın çoğunlukta olduğu ülkelerde bireylerinin her 6 kişisinden 1’i hemokromatoza neden olan HH (Herediter Hematokromatoz) geninin herhangi bir mutasyonunu taşır. Gen taşıyıcılarına bildiğiniz gibi heterozigot denilir. Heterozigotlarda izlenen mutasyonların %80’si C282Y’dir. Taşıyıcılarda hastalık çok hafif seyreder ve bazen de laboratuar ya da klinik olarak taşıyıcı olmayanlardan ayırt edilemez.

Eğer iki taşıyıcı evlenirse %25 homozigot çocuk doğurma riski ortaya çıkar. Homozigotlar demir yüklenmesi ile karşı karşıya kalırsa hastalık ağır olarak seyredebilir.

Demir yüklenmesi ile hastalığı ağırlaşabilecek homozigot vakaların toplumda görülme riski bir çok ülkede 115 de 1’dir. Bu çok yüksek bir orandır.

Unutmayınız, toplumda en sık görülen genetik hastalık hemokromatozdur. Bu nedenle de kendiliğinizden demir hapları, demir içeren vitamin karışımları ya da gıda destek haplarını kullanmayın.

Bende açıklanamayan demir yüksekliği bulundu, doktorum benden hangi genetik testleri isteyecek?

HH geninin en sık görülen mutasyonu C282Y’dir. %80 vakada görülen C282Y mutasyonunun yanı sıra daha az olmakla beraber S65C ya da H63D mutasyonları da  görülebilmektedir.

Eğer hekiminiz genetik testlere ihtiyaç duyarsa ilk isteyeceği test HH genine ait C282Y mutastonudur.

Kimlerde Herditer Hemokromaroz için genetik testler istenmelidir ?

Açıklanamayan demir yüksekliği ile birlikte aşağıdaki hastalık veya şikayetlerden herhangi biri varsa genetik testler istenebilir.

  • Kronik yorgunluk, halsizlik, huzursuzluk
  • Eklemlerde iltahap (Artirit) –diz, kalça gibi hemen tüm eklemlerde artirit olabileceği gibi “iron fist” denilen 1. ve 2. parmaklarda görülmesi çok manidardır.
  • Karaciğerin büyümesi, nadiren siroz. Liver
  • Geç başlayan Diyabet
  • İktidarsızlık, libido kaybı, testisin küçülmesi ve kısırlık
  • Kadınlarda amenore ve diğer adet bozuklukları
  • Karın ağrısı (özellikle sağ üst kadran)
  • Hafızanın azalması, ruh halinde zaman zaman bozulmalar ( mood swings), depresyon
  • Kalp kası bozukluları (kardiyomiyopati) , düzensiz kalp atımı (aritmi), kalp yetmezlikleri
  • Vücudun kıllarında azalma
  • Hipotiroidizm
  • Kanser
  • Denize gidilmediği halde derinin bronzlaşması
  • Diyare
  • Sıklıkla grip, nezle olma

Genetik geçişli olan hemakromatoz olup da klinik belirti veren hastaların %70’inde yorgunluk, %40’ında eklem ağrıları, gene %40’ında karın ağrısı görülür. Yukarıdaki listede anlatılanlarla karşılaşma olasılığı vardır ancak bu oran çok yüksek değildir.  Alkol kullanıp ta karaciğer testleri bozuk çıkan birçok hastada hemokromatoz tanısı konmuştur.  Genetik test ve karaciğer biyopsisi tanıyı kesinleştirir.

Demir testi, HH test profili ve genetik analizlerle şikayetler ortaya çımazdan önce hastalığın tanısı konmalıdır. HH’a bağlı gelişen hastalıklar kesinlikle önlenebilir hastalıklardır.

Hemokromatozun erken tanısı ile yukarıda belirtilen hastalıklar ve yakınmaların hemen tamamı önlenebilir. Hastalık beyazlarda yaygındır. Ailesinde artirit, diyabet, karaciğer hastalıkları ve kalp yetmezliği olup ta demiri yüksek hemen herkes hemokromatoz yönünden incelenmeli, serum demirinin yanı sıra, TIBC, UIBC, transferin satürasyonu ve hatta genetik testlerle kontrol edilmelidir.