Kolesterol Beyin İçin Yaşamsaldır

Kolesterol olmasaydı nöronlar büyüyemez, sinapslar yaparak diğer nöronlarla bağlantı kuramaz ve hızla ölerek yaşamlarına devam edemezlerdi.

Vücut kolesterolünün %25’i beyin dokusunda bulunur. Bu kolesterolün %70 ilâ %80’i de miyelin kılıftadır.

Beynin kolesterol miktarı diğer organlara oranla çok yüksektir. Vücudunuzdaki kolesterolün dörtte biri beyinde miyelin kılıfta toplanmıştır. Beyin alışık olmadığımız bir kolesterol metabolizmasına sahiptir .

Bilindiği gibi kolesterolün %50 ilâ %90’ı memeli hücrelerinin plazma membranlarında bulunur ve hücrelerin şekil alması için gerekli olan sertliği sağlar. Bu nöronlar için de geçerli olsa dahi, beyinde kolesterolün en çok bulunduğu bölge, birbirleri üzerine sarılmış miyelin kılıfın membran katlarıdır.

Doğumdan sonra bebeğin beyninde miyelinasyonun başlaması ile birlikte, beyninin kolesterol miktarı 4 ila 6 misli artar. Miyelinasyonun maksimum olduğu nokta kolesterolün maksimum kullanıldığı noktadır.

Merkez sinir sisteminin dışındaki hücreler, dışarıdan aldıkları kolesterolü kullansalar da, kendi ihtiyaçları olan kolesterolü kendileri sentezlerler. Dışarıdan gelen kolesterol karaciğerde LDL’ye yüklenir, kanda taşınır ve hücrelerin LDL reseptörleri tarafından reseptörün aracılık ettiği endositozla hücre içerisine alınır.

Beyinin kolesterol kaynağı ise kendisidir. Dışarıdan alınıp lipoproteinlerle kana taşınan kolesterol kan-beyin bariyerini geçemediği için merkez sinir sistemi tarafından kullanılamaz. İşte bu nedenle beyin dokusuna ait hücreler kendi ihtiyaçları olan kolesterollerini kendileri sentezler.

Kanda kolesterolü taşıyan temel lipoproteinler ApoA ve ApoB türleri iken, beyinde kolesterolü taşıyan temel lipoproteinler, sırası ile ApoE ve ApoJ’dir.